Anormal uterin kanama, adet kanamasının miktarında, süresinde, sıklığında veya zamanlamasında normalden farklı bir durum olmasıdır. Kadınlarda sık görülen jinekolojik başvuru nedenlerinden biridir ve her yaş grubunda farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Bazı kanama düzensizlikleri hormonal değişiklikler veya geçici nedenlerle ilişkili olabilirken, bazı durumlarda rahim içi polip, miyom, endometriyal hiperplazi veya nadiren rahim içi kanseri gibi daha ciddi durumların belirtisi olabilir. Bu nedenle anormal uterin kanamanın nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Anormal Uterin Kanama Hangi Durumları Kapsar?
Anormal uterin kanama farklı şekillerde görülebilir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
- Adetlerin çok sık aralıklarla olması
- Adetlerin seyrekleşmesi
- Adet kanamasının normalden uzun sürmesi
- Kanama miktarının belirgin şekilde artması
- Adet dönemleri arasında lekelenme veya ara kanama olması
- Cinsel ilişki sonrası kanama
- Menopoz sonrası herhangi bir vajinal kanama olması
Özellikle menopoz sonrası kanama, miktarı az bile olsa mutlaka değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Normal Adet Kanaması Nasıl Olmalıdır?
Normal adet düzeni kişiden kişiye değişebilir. Genel olarak adet kanamasının belirli bir düzende olması, kişinin alışılmış kanama miktarında belirgin değişiklik olmaması ve kanamanın yaşam kalitesini bozacak kadar yoğun olmaması beklenir.
Adet kanaması kişinin günlük yaşamını etkiliyor, sık ped değiştirmeye neden oluyor, pıhtılı ve yoğun seyrediyor ya da kansızlık belirtilerine yol açıyorsa değerlendirme gerekir.
Anormal Uterin Kanama Neden Olur?
Anormal uterin kanamanın birçok farklı nedeni olabilir. Bunlar yapısal ve hormonal nedenler olarak kabaca iki grupta değerlendirilebilir.
Yapısal nedenler arasında rahim içi polipler, rahim miyomları, adenomyozis, rahim içi yapışıklıklar ve nadiren kötü huylu hastalıklar yer alır.
Hormonal nedenler ise yumurtlama düzensizlikleri, polikistik over sendromu, tiroid hastalıkları, kilo değişiklikleri, stres, bazı ilaçlar ve perimenopozal dönemle ilişkili olabilir.
Ayrıca gebelikle ilişkili durumlar, düşük tehdidi, dış gebelik, enfeksiyonlar ve kanama-pıhtılaşma bozuklukları da anormal kanama nedeni olabilir. Bu nedenle değerlendirme, hastanın yaşına, şikâyetine, gebelik ihtimaline ve risk faktörlerine göre kişiye özel yapılmalıdır.
Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmak önemlidir:
- Menopoz sonrası kanama olması
- Adet kanamasının çok yoğun veya uzun sürmesi
- Ara kanama veya ilişki sonrası kanama olması
- Kanamaya kasık ağrısı, kötü kokulu akıntı veya ateş eşlik etmesi
- Gebelik ihtimali varken kanama olması
- Kanama nedeniyle halsizlik, baş dönmesi veya çarpıntı gelişmesi
- Daha önce düzenli olan adetlerin belirgin şekilde bozulması
- Ailede rahim, yumurtalık veya kolon kanseri öyküsü bulunması
Her anormal kanama ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak doğru tanı için muayene ve gerekli testlerin yapılması gerekir.
Anormal Uterin Kanama Nasıl Değerlendirilir?
İlk değerlendirmede hastanın yaşı, adet düzeni, kanamanın süresi ve miktarı, kullanılan ilaçlar, gebelik ihtimali, ek hastalıklar ve aile öyküsü sorgulanır. Ardından jinekolojik muayene ve ultrasonografi yapılabilir.
Gerekli durumlarda kan testleri, gebelik testi, hormon değerlendirmeleri, smear testi, rahim içi görüntüleme yöntemleri, histeroskopi veya endometriyal biyopsi planlanabilir.
Ultrasonografi ile rahim duvarı, rahim içi kalınlığı, yumurtalıklar, miyom veya polip gibi yapısal nedenler değerlendirilebilir. Ancak bazı durumlarda rahim içinden doku örneği alınması gerekir. Bu işleme endometriyal biyopsi denir.
Endometriyal Biyopsi Nedir?
Endometriyal biyopsi, rahim içini döşeyen tabakadan yani endometriumdan küçük bir doku örneği alınması işlemidir. Alınan örnek patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir.
Bu işlem sayesinde rahim içi dokuda hormonal etki, enfeksiyon, polip bulgusu, endometriyal hiperplazi veya kötü huylu hücresel değişiklik olup olmadığı değerlendirilebilir.
Endometriyal biyopsi, özellikle anormal uterin kanamanın nedenini araştırmada sık kullanılan önemli bir tanı yöntemidir.
Endometriyal Biyopsi Kimlere Önerilir?
Endometriyal biyopsi gerekliliği hastanın yaşına, şikâyetine, ultrason bulgularına ve risk faktörlerine göre belirlenir.
Genellikle şu durumlarda biyopsi gerekebilir:
- Menopoz sonrası kanama
- 45 yaş ve üzerindeki anormal uterin kanamalar
- Daha genç yaşta olup uzun süreli düzensiz kanama yaşayan hastalar
- Obezite, polikistik over sendromu veya uzun süreli yumurtlama düzensizliği olan hastalar
- Endometriyal kalınlık artışı saptanan hastalar
- İlaç tedavisine rağmen devam eden anormal kanamalar
- Endometriyal hiperplazi veya rahim içi kanseri açısından risk faktörü bulunan hastalar
- Tamoksifen kullanımı gibi rahim içi dokuyu etkileyebilecek ilaç öyküsü olan hastalar
Biyopsi kararı her hastada aynı şekilde verilmez. Kişinin yaşı, gebelik durumu, menopoz durumu, ultrason bulguları ve klinik riskleri birlikte değerlendirilir.
Biyopsi İşlemi Nasıl Yapılır?
Endometriyal biyopsi genellikle jinekolojik muayene pozisyonunda yapılır. Vajinal spekulum yerleştirildikten sonra rahim ağzı görülür ve ince bir biyopsi kanülü ile rahim içine girilerek küçük bir doku örneği alınır.
İşlem çoğu zaman kısa sürer. Bazı hastalarda adet sancısına benzer kramp tarzı ağrı hissedilebilir. Ağrı düzeyi kişiden kişiye değişebilir. İşlem sonrasında hafif lekelenme ve kasık ağrısı görülebilir.
Bazı durumlarda biyopsi ofis şartlarında yapılabilirken, rahim ağzı darlığı, hasta konforu, ek işlem ihtiyacı veya histeroskopi gerekliliği varsa işlem ameliyathane koşullarında planlanabilir.
Biyopsi Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?
Biyopsi öncesinde gebelik ihtimalinin değerlendirilmesi önemlidir. Gebelik varsa endometriyal biyopsi yapılmaz.
Kan sulandırıcı ilaç kullanımı, bilinen alerjiler, geçirilmiş rahim ameliyatları, enfeksiyon bulguları ve mevcut hastalıklar işlem öncesinde hekime mutlaka bildirilmelidir.
İşlem öncesinde ağrı kesici kullanımı, açlık gerekip gerekmediği veya özel bir hazırlık ihtiyacı olup olmadığı hekiminizin önerisine göre belirlenmelidir.
Biyopsi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
İşlem sonrasında hafif kasık ağrısı, kramp ve lekelenme tarzında kanama görülebilir. Bu durum genellikle kısa süre içinde azalır.
Hekiminizin önerdiği süre boyunca cinsel ilişkiden, vajinal tampon kullanımından ve vajinal duş uygulamalarından kaçınmanız istenebilir. Günlük yaşama dönüş çoğu hastada hızlıdır.
Biyopsi sonrası aşağıdaki durumlarda gecikmeden doktora başvurulmalıdır:
- Yoğun vajinal kanama
- Şiddetli veya giderek artan kasık ağrısı
- Ateş
- Kötü kokulu akıntı
- Baygınlık hissi
- Şiddetli halsizlik
- Karında belirgin hassasiyet
Bu belirtiler enfeksiyon, kanama veya nadir görülen diğer komplikasyonlar açısından değerlendirme gerektirebilir.
Biyopsi Sonucu Ne Anlama Gelir?
Endometriyal biyopsi sonucu patoloji değerlendirmesi ile belirlenir. Sonuç normal endometrium, hormonal düzensizlik bulguları, endometrit, polip ile uyumlu bulgular, endometriyal hiperplazi veya nadiren kötü huylu hücresel değişiklikler şeklinde raporlanabilir.
Biyopsi sonucuna göre takip, ilaç tedavisi, histeroskopi, polip veya miyom çıkarılması ya da daha ileri tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.
Her patoloji sonucu hastanın yaşı, şikâyeti, ultrason bulguları ve risk faktörleri ile birlikte değerlendirilmelidir.
Histeroskopi ve Biyopsi Arasındaki Fark Nedir?
Endometriyal biyopsi, rahim içinden doku örneği alınmasını sağlar. Histeroskopi ise rahim içinin kamera ile doğrudan görülmesine olanak tanır.
Bazı durumlarda sadece biyopsi yeterli olabilir. Ancak rahim içinde polip, miyom, yapışıklık veya odak bir lezyon şüphesi varsa histeroskopi ile hem görüntüleme hem de hedefe yönelik biyopsi veya tedavi yapılabilir.
Bu nedenle hangi yöntemin daha uygun olduğu hastanın bulgularına göre belirlenir.
Sonuç
Anormal uterin kanama, kadınlarda sık görülen ancak ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Kanamanın nedeni çoğu zaman iyi huylu olsa da, özellikle menopoz sonrası kanama veya risk faktörü bulunan hastalarda rahim içi dokunun değerlendirilmesi önemlidir.
Endometriyal biyopsi, rahim içi hastalıkların tanısında kullanılan kısa süreli ve değerli bir işlemdir. Doğru hastada, doğru zamanda yapıldığında tanı ve tedavi sürecinin planlanmasına önemli katkı sağlar.
Adet düzeninizde belirgin değişiklik, yoğun kanama, ara kanama veya menopoz sonrası kanama şikâyetiniz varsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmeniz önerilir.